|
Anayasamızın 127. maddesine göre mahalli idareler; İl Özel İdaresi,
belediyeler ve köylerden oluşmaktadır. Bu üç mahalli idare arasında
daha eski bir geçmişe sahip olan İl Özel İdareleri, kamuoyu
tarafından pek bilinmemektedir. İl Özel İdarelerinin tarihi Osmanlı
İmparatorluğu’na dayanmaktadır.
İl Özel İdareleri, 1913 tarihli “İdare-i Umumiye-i Vilayet
Kanunu Muvakkatı” ile kurulmuş ve bu Kanunun adı, 16.05.1987 gün ve
3360 sayılı Kanun ile “İl Özel İdaresi Kanunu” olarak
değiştirilmiştir. Bazı maddelerinde zaman içinde değişiklikler olan
bu kanun bir asra yakın uygulanmıştır.
Ülkemizde 1990’dan sonra kamu yönetiminin yeniden yapılanması
konusu daha yüksek sesle konuşulmaya başlanılmış ve 2000’den sonra
da Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ile kamu yönetimi reform
çalışmaları hızlanmıştır.
Bu kapsamda ve mahalli idarelerin yeniden yapılanması
çerçevesinde İl Özel İdareleri de sıkça gündeme gelmiştir. 3360
sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun temelini oluşturan İdare-i
Umumiye-i Vilayet Kanunu Muvakkatı’nın zaman içinde dilinin eskimesi
nedeniyle, sade bir dille yeniden yazılmasının bile bir reform
olacağı söylenmiştir.
İl Özel İdarelerinin görev, yetki ve sorumluluklarını yeniden
düzenleyen ve TBMM’nde 24.04.2004 tarihinde kabul edilen 5197 sayılı
İl Özel İdaresi Kanunu, Cumhurbaşkanlığı Makamı’nca bir defa daha
görüşülmek üzere TBMM’ne iade edilmiştir. TBMM, Cumhurbaşkanınca
iade edilen bu kanunu ikinci defa görüşerek 22.02.2005 tarihinde
yeniden kabul etmiş ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu,
04.03.2005 gün ve 25745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu bir asırlık bir düzenlemeyi
ve uygulamayı ortadan kaldırmış; ayrıca, son yıllarda yapılan diğer
mevzuat düzenlemeleri ile kamu idarelerinin yeniden yapılanması
çerçevesinde İl Özel İdarelerinin tabii olduğu ihale ve personel
mevzuatı ile mali yönetim sisteminde de kapsamlı bir değişiklik
olmuştur.
GERİ
|